Diyabet, çocuk sahibi olma ve hamilelik arzusunu nasıl etkiler?

Bilimsel destek: PD Dr. Sandra Hummel

Günümüzde, tip 1 veya tip 2 diyabetli kadınlar normalde sorunsuz hamile kalabilmektedir. Gerçi hem anne hem de çocuk için belirli riskler bulunmaktadır. Ancak, diyabet uzmanları ve tıp uzmanları tarafından bu riskler iyi bir planlama ve optimal bakım ile, hamilelik öncesinde ve sırasında büyük ölçüde azaltılabilirler.

Diyabetli ve çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar, hamile kalmadan önce kan şekeri düzeylerini olabildiğince kontrol altına almalıdır. Tedaviyi yürüten doktorla bazı hazırlık önlemlerini görüşmek doğru bir karardır. Gerekirse, diyabet tedavisi ayarlanmalıdır. Olası diyabet sekelleri için bir inceleme yapılmalıdır.

 

Hamilelik sırasında diyabetli kadınlar, önemli kontrolleri yaptırmalı ve kan şekeri düzeylerine özellikle dikkat etmelidir. Hormon dalgalanmaları, iyi bir yönetimi zorlaştırır.

Tip 1 veya tip 2 diyabetli kadınlar, doğumu bir perinatal merkezinde yapmayı planlamalıdırlar. Bu klinikler, anne ve çocuğa kapsamlı tıbbi bakım sağlayacak şekilde düzenlenmiştir.

Hamilelik diyabeti özel bir durumdur: Hamile kalmadan önce şeker hastalığı olan kadınların aksine bu hastalık ilk kez hamilelikte ortaya çıkar. Genellikle doğumdan sonra kaybolur. Bu durumda, kan şekeri seviyeleri beslenmeyi değiştirerek çoğu kez yeterince düşürülebilir.

Hamilelik diyabeti hakkında daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz!

Normalde tip 1 veya tip 2 diyabetin kadınların doğurganlığı üzerinde olumsuz bir etkisi yoktur. Diyabetli bir kadın, hamile kalmakta güçlük çekiyorsa, polikistik over sendromu (PCOS) gibi ek bir hastalık sıklıkla mevcuttur. Bu hormonal bozukluk, kadının adet döngüsünü bozar ve kısırlığa yol açabilir.

Tip 1 diyabetli kadınlarda adet döngüsü bozukluğu varsa, bu genellikle kısa ve uzun etkili insülin enjeksiyonlarının yer aldığı yoğunlaştırılmış insülin tedavisi altında normalleşir.

PCOS, tip 2 diyabet ve obezite ile birlikte görülüyorsa, kilo kaybının olumlu etkileri olabilir. Normal kiloya ulaşıldığında, metabolizma ve adet döngüsü genellikle normale döner.

Erkeğin kısırlığı arkasında henüz keşfedilmemiş, çoktan oluşmaya başlamış bir tip 2 diyabet (prediyabet) saklı olabilir. Bunların hiçbiri hissedilmese de kan şekeri seviyeleri yükselmiştir. Bu aşamada sinirler ve damarlar çoktan hasar görmüş olabilir, bu da cinsel güce zarar verebilir. Dengeli beslenme ve yeterli egzersiz gibi sağlıklı bir yaşam tarzıyla buna karşı gelinebilir.

Cinsel işlev bozukluğu hakkında daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz!

Tip 1 veya tip 2 diyabetli kadınlar, çocuk sahibi olmak istediklerinde diyabet uzmanlarına başvurmalıdır. Kan şekeri değerleri optimum şekilde ayarlanmadıysa, anne karnındaki çocukta malformasyon riski artar. Bu nedenle diyabet hastalığı durumunda, hamilelikten önce bazı değerlerin daha yakından incelenmesi gerekir:

  • Uzun vadeli kan şekeri değeri (HbA1c değeri)
  • Tansiyon
  • Kan lipid seviyeleri
  • Artmış veya azalmış fonksiyonu ekarte etmek için tiroid değerleri

Uzun vadeli kan şekeri değeri, gebe kalmadan 3 ay önce yüzde 7'nin (53 mmol/mol) altında, ideal olarak yüzde 6,5'in (47,5 mmol/mol) altında olması gerekir.

Diyabetli kadınlar ayrıca hamilelik öncesi herhangi bir sekel açısından muayene edilmelidir. Bunlar böbreklerde veya gözün retinasında meydana gelebilirler. Diyabetik retinopati, hamilelik sırasında, genellikle gebeliğin son üç ayında kötüleşir ve tedavi gerektirir. Böbrek fonksiyonu da incelenmelidir. Burada önemli olan, kan şekerinin en uygun şekilde ayarlanmış olmasıdır.

Uzman meslek kuruluşları, hamile kalmak isteyen tüm kadınlarda olduğu gibi, hamilelikten önce iyot ve folik asit içeren tabletlerin alınmasını önermektedir. Hamilelikten en az 4 hafta önce ve 12. hamilelik haftasına kadar günlük olarak 0,4-0,8 miligram folik asit (folat) alınmalıdır.

Ayrıca günde en az 200 mikrogram iyodür içeren ilaçlarla iyot profilaksisi, iyot bakımından zengin besinler hakkında bilgi ve iyotlu sofra tuzu kullanımı önerilmektedir. Amaç, doğmamış çocuğa yeterli iyot sağlamak ve tiroid komplikasyonlarını önlemektir.

İyi bir hamilelik ve doğmamış çocuğun sağlığı için sigara kesinlikle bırakılmalıdır.

İstenmeyen bir gebelik durumunda, diyabetli kadınların bir an önce doktorlarına görünmeleri gerekir.

Bilmekte fayda var:

Hamileliğin başlamasından önce diyabet tedavisinin ayarlanması gerekebilir. Tip 1 diyabetli kadınlar için bu, doktorun başka bir insülin ilacına geçmeyi önermesi anlamına gelebilir. Tip 2 diyabetli kadınlar için tıp uzmanları, insülin tedavisine geçmeyi tavsiye etmekte.

Hamilelik sırasında tüm ilaçlar konusunda dikkatli olunması önerilir. Ayrıca birçok kan şekeri düşürücü ilacın, doğmamış yaşam için güvenli olup olmadığına dair çok az veri bulunmaktadır. Bu nedenle tedaviyi yürüten doktorlar, planlanmış bir hamilelikten önce insülin tedavisine (insan insülini) geçilmesini önerirler. Yoğunlaştırılmış insülin tedavisi veya bir insülin pompası kullanılmaya başlanır. Ancak bazı durumlarda, bol egzersiz ve sağlıklı beslenme ile yaşam tarzınızı değiştirerek şeker seviyesini kontrol altına almak yeterli olur.

İnsülinin dozunun ayarlanması her zaman kolay değildir. Ayrıca yapılan değişiklik genellikle belirsizlikler yaratır. Bu nedenle tip 2 diyabetli kadınlar, bir eğitim kursunda nasıl iğne yapılacağını ve buna bağlı olarak kan şekeri seviyelerinin nasıl ölçüleceğini öğrenmelidir. Orada, insülin kaleminin veya insülin pompasının nasıl doğru şekilde kullanacağını da öğrenirler. Eğitim masrafları genellikle sağlık sigortası tarafından karşılanır.

İnsülin tedavisi hakkında daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz!

Tip 1 veya tip 2 diyabetli kadınlar, hamilelik sırasında aşağıdaki kan şekeri seviyelerini hedeflemelidir:

  • Yemeklerden önce: 65-95 mg/dl (3,6-5,3 mmol/l)
  • Yemekten 1 saat sonra: 140 mg/dl'den az (7,8 mmol/l'den az)
  • Yemekten 2 saat sonra: 120 mg/dl'den az (6,7 mmol/l'den az)
  • Yatmadan önce (yaklaşık 22:00-23:00 arası): 90-120 mg/dl (5,0-6,7 mmol/l)
  • Geceleri (yaklaşık saat 2-4 arası): 65 mg/dl'den fazla (3,6 mmol/l'den fazla)

Anne adayına, kan şekerini günde toplam 6 kez (her öğünden önce ve 1 saat sonra birer kez) ölçmesi önerilir. Ortalama değer daha sonra 90 ile 110 mg/dl (5,0 mmol/l ila 6,1 mmol / l) arasında olmalıdır. Kendi kendine kan şekeri takibi, güvenli ve güvenilir bir ölçüm cihazı ile yapılmalıdır.

Kan şekeri ve dolayısıyla insülin ihtiyacı, gebelik sırasında doğuma kadar gebelik hormonlarının etkisiyle değişir. Hamileliğin ilk üç aylık döneminde, insülin ihtiyacı azalır. Hamile kadın, hipoglisemiden (kan şekeri düşüklüğü) kaçınmak için başlangıçta daha az insülin enjekte etmek zorundadır. Sonra, hamileliğin ikinci üç aylık döneminde insülin ihtiyacı hızla artar, ancak doğumla birlikte büyük ölçüde azalır.

Hamileliğin ilk üç ayında, özellikle geceleri, düşük kan şekeri (hipoglisemi) riski daha yüksektir. Gece hipoglisemi riskini değerlendirmek için, kan şekeri saat 23:00 civarında ölçülebilir: Sonuç 110 mg/dl'den (6,1 mmol/l'den az) az ise risk artar. Tedavi eden diyabet uzmanı, dikkatli insülin ayarlamaları yapmalıdır. Diyabetli hamile kadınlar, şiddetli hipoglisemi durumunda ne yapmaları gerektiği konusunda her zaman etrafındakileri ve eşlerini bilgilendirmelidirler.

Diyabetik hamilelikte, ketoasidoz (insülin eksikliği nedeniyle kanın asitleşmesi) acil bir durumdur. Anne adayı, hangi kan şekeri seviyesinde sadece kan şekerini değil aynı zamanda idrardaki asetonu da ölçmesi gerektiğini diyabet uzmanı ile görüşmelidir. O zaman uygun davranış kuralları uygulanır.

Hangi önemli muayeneler yapılmalı?

Hamilelik sırasında tip 1 veya tip 2 diyabette, iyi bir tıbbi bakım için aşağıdaki önleyici muayeneler yapılmalıdır:

  • Doğum yönergeleri, ek muayenelerle desteklenebilen 3 ultrason muayenesi şart koşar: 8. ila 12., 11. ila 14. ve 28. ila 32. hamilelik haftası arasında. Hamileliğin 24. haftasından itibaren ultrason muayeneleri her 2 ila 4 haftada bir planlanmıştır. Anormallikler varsa daha sık yapılır.
  • 19. ve 22. hamilelik haftaları arasında, bebeğin organlarının ayrıntılı bir ultrason muayenesi mümkündür.
  • Uzun vadeli kan şekeri değeri (HbA1c değeri) 4 ila 6 haftada bir incelenmelidir.
  • Hamilelikten önce, hamileliğin başlangıcında ve daha sonra doğuma kadar her 3 ayda bir retina hasarı (diyabetik retinopati) için oftalmolojik muayene önerilir. Halihazırda teşhis edilmiş bir retinopati veya yeni bir hastalık varsa, göz doktoru bireysel kontroller düzenleyecektir.
  • Hamileliğin 20. haftasından sonra, ki şikâyetlere veya hastalığın belirtilerine göre daha erken de olabilir, tansiyon düzenli olarak kontrol edilmelidir. Uzun süredir var olan bir diyabette, yüksek tansiyon riski daha yüksektir. İdrarda protein atılımı da izlenmelidir.
  • Tiroid seviyeleri, 4 ila 6 haftada bir kontrol edilmelidir.
  • Doğumdan önce doğum ağırlığının tahmini tavsiye edilir.

Hamilelik sırasında kan şekeri çok yüksekse, çocuk çok büyüyebilir ve çok ağırlaşabilir (doğum ağırlığı 4.500 gramın üzerinde). Bu, doğum sırasında komplikasyonlara veya sezaryen doğumuna neden olabilir.

Diyabetle ilişkili ikincil hastalıklar, örn. gözler, böbrekler veya sinirleri tutanlar, hamilelik sırasında kötüleşebilir ve bu nedenle zamanında tedavi edilmelidir.

Hamileliğin ilerleyen dönemlerinde yüksek tansiyon oluşabilir. Bu durumda tansiyon, günlük olarak kendi başına kontrol edilebilir.

Diyabetli hamile kadınlarda genital organlarda ve idrar organlarında enfeksiyon oluşma olasılığı daha yüksektir, ki bu durum erken doğumlara yol açabilir. Bu nedenle düzenli kontroller önerilir.

Gestoz veya gebelik zehirlenmesi olarak da bilinen preeklampsi özellikle ciddidir. Yüksek tansiyon değerleri (hipertansiyon) ve idrarla artan protein atılımı (proteinüri) ile karakterizedir. En şiddetli gestoz şekli olan eklampsi, hastanede hemen tedavi edilmesi gereken çok ciddi bir acil durumdur.

Bilmekte fayda var:

Özellikle tip 1 diyabetli kadınlarda gebeliğin ilk üç ayında ve özellikle geceleri hipoglisemi ortaya çıkabilir. Bu nedenle tedavinin geçici olarak değiştirilmesi veya buna göre ayarlanması gerekebilir. Hamileliğin ilerleyen dönemlerinde kan şekeri daha stabil hale gelir ve risk tekrar düşer.

Çocuk için tehlikeler nelerdir?

Çocuğun iç organları hamileliğin 1. döneminde gelişir. Hamilelik öncesinde ve sırasında kan şekeri değerleri optimum şekilde ayarlı değilse, özellikle kalp, sinir sistemi ve akciğerlerde malformasyonlar meydana gelebilir. Düşükler ve erken doğumlar da mümkündür. Prematüre doğum riski (gebeliğin 37. haftasından önce doğum) diyabetli annelerde ortalama olarak yaklaşık 5 kat daha yüksektir. Ancak bu riskler; özel konsültasyonlar, iyi bir metabolik ayar ve kendi kendine kan şekeri takibi yoluyla önemli ölçüde azaltılabilir.

Diğer tipik komplikasyonlar arasında hipoglisemi, sarılık (hiperbilirubinemi) veya solunum bozuklukları bulunur.

Bilmekte fayda var:

Hastalık kısmen genetik olduğundan, tip 1 diyabetli annelerin (veya babaların) çocuklarının yaklaşık yüzde 5'inde daha sonra diabetes mellitus gelişir. Ebeveynin her ikisinde de veya sadece birinde ve bir kardeşte tip 1 diyabet varsa, risk daha da artar.

Diyabetli anne adaylarının çocuklarını, perinatal merkez denilen bir merkezde (en azından 2. seviye) dünyaya getirmeleri önerilir. Bu klinikler, yüksek riskli gebelikler ve erken doğumlar üzerinde uzmanlaşmıştır ve yenidoğan yoğun bakım ünitesi bulunan bir çocuk kliniğine sahiptir. Yenidoğanlar bu şekilde acil bir durumda yerinde hızlı bir şekilde tedavi edilebilir. Yenidoğanda hipoglisemi durumunda intravenöz glukoz uygulaması bir örnek olabilir.

Doğum başlangıcında, annenin şeker seviyeleri 80 ile 130 mg/dl (4,4 ile 7,2 mmol/l) arasında olmalıdır. Annede hipoglisemi, doğum sancılarının azalmasına neden olabilir. Kan şekeri düzeyleri, doğum sırasında 1-2 saatte bir kontrol edilmeli ve gerekirse düzeltilmelidir. Doğumda sadece kısa etkili insülin verilir.

Doğum sancıları, kasılmaları engelleyici tedavi gerektirecek kadar erken başlarsa, kan şekeri seviyeleri de yakından izlenmelidir. Bazı ilaçlar metabolizmayı olumsuz etkileyebilir.

Bilmekte fayda var:

Tip 1 veya tip 2 diyabetli (insülin tedavisi ile) tüm gebelerin doğumları bir perinatal merkezinde planlanmalıdır.

Doğumdan sonra neler olmaktadır?

Doğumdan sonra anne ve çocuk yakından izlenmelidir. Doğumdan sonra annenin insülin ihtiyacı aniden düşer ve bu da hipoglisemi riskini artırır. İnsülin gereksinimi kişiye özel yeniden ayarlanmalıdır. Hamilelik öncesi ihtiyaç, bu ayara rehberlik eder. Kan şekeri gece de dahil olmak üzere her 4 ila 6 saatte bir kontrol edilmelidir.

Süt üretimi başladığında, insülin gereksinimi genellikle daha da düşer ve buna göre ayarlanması gerekir. Geceleri emzirme sırasında veya sonrasında hipoglisemiden kaçınmak için gün içinde yeterli karbonhidrat alımını sağlamak da önemlidir.

Diyabetli annelerin çocukları, tıpkı diğer çocuklar gibi emzirilmeli ve aşılanmalıdır. Emzirme, çocukların daha sonra obezite veya tip 2 diyabete yakalanma riskini azaltır. Ancak şu bir gerçektir ki diyabetli anneler, diyabetli olmayan annelere kıyasla önemli ölçüde daha az sıklıkta ve daha kısa bir süre emzirmektedirler. Bir çalışma, diyabetli annelerin doğum yapmadan önce emzirmeye hazırlık kursuna katıldıklarında daha başarılı bir şekilde emzirdiğini göstermiştir.

Bilmekte fayda var:

Tip 2 diyabetli emziren kadınlar, kan şekerini düşürücü ilaçlar almamalıdır. Beslenme değişikliği yapılarak kan şekeri değerleri iyileştirilemiyorsa insülin kullanılır.

Mümkünse yenidoğan, doğumdan 30 dakika sonra ve ondan sonra her 2 ila 3 saatte bir emzirmeye alınmalıdır. Bunun yenidoğanın kan şekeri seviyesini stabilize ettiği ve hipoglisemiyi önlediği gösterilmiştir.

Diyabetik annelerin çocuklarında bu en sık görülen komplikasyonu önlemek için bebeğin kan şekeri seviyesi de ilerleyen sürede izlenir. İlk kez ölçüm, doğumdan 1 ila 2 saat sonra alınır. Olası hipoglisemi belirtilerine dikkat etmek de önemlidir.

Hipoglisemi hakkında daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz!

Kaynaklar:

Boeri, L. et al.: Undiagnosed prediabetes is highly prevalent in primary infertile men - results from a cross-sectional study. In: BJU Int, 2019, 123: 1070-1077
Deutsche Diabetes Gesellschaft: Diabetes und Schwangerschaft. Evidenzbasierte Leitlinie der Deutschen Diabetes Gesellschaft. Langfassung. 2. Auflage. 2014
Gesellschaft für Neonatologie und Pädiatrische Intensivmedizin et al.: Betreuung von Neugeborenen diabetischer Mütter. Langfassung. 2. Auflage. 2017
Kleinwechter, H. et al.: Diabetes und Schwangerschaft. In: Diabetologie, 2017, 12: S233-S241
Kleinwechter, H. et al.: Diabetes und Schwangerschaft: Patientenversion der Leitlinie der Deutschen Diabetes Gesellschaft. 2008
Güncelleme: 03.11.2019