Diyabet ve ramazan

Bilimsel destek: Dr. Theresia Sarabhai

Ramazan, islam ay takviminin 9. ayına denk gelir ve müslümanların oruç ayıdır. 29 veya 30 gün sürer ve her yıl ayrı bir zamana denk gelir. Bu zamanda inanan Müslümanlar güneşin doğuşu ile batışı arasında oruç tutarlar. Bu da gün içinde hiç bir şey yemeyip içmemek anlamına gelir.

Yeme alışkanlıklarındaki bu değişim, diyabetli insanlar için sağlık sorunlarına yol açabilir. Diyabetli Müslümanların oruç tutmamasının gerekmesine ragmen bir çok inanan kronik hastalığa rağmen ramazanda oruç tutmak istemektedir.

Diyabetli insanlar oruç tutmalı mıdır?

Ramazanda oruç tutmak İslam‘ın beş şartından biridir. Her Müslüman ergenlikten sonra bu zamanda oruç tutmak isteyip istemediğine karar verebilir. Bu, diyabetli Müslümanlar için de geçerlidir.

Fakat bu kişilerin oruç tutma kararlarını doktorları ile görüşerek vermeleri önemlidir. Bu şekilde ciddi kan şekeri dengesizliklerinin önüne geçilebilir ve kişiler, hastalığın ileriki seyri için kendi risklerini değerlendirmeyi öğrenirler. Çünkü diyabet tipi kadar ilaç tedavisinin ve olası eşlik eden ve ikincil hastalıkların da oruç zamanındaki sağlık riskleri üzerinde etkisi bulunmaktadır.

Bilmekte fayda var:

Diyabet gibi kronik bir hastalığı bulunan kişnin oruç tutması sağlık açısından tehlike yaratabilir. Buna rağmen oruç tutmak isterseniz bunu doktor ile görüşerek yapmalısınız.

Risk durumuna göre kişileri 3 gruba ayırabiliriz:


  • 2. Grup: Aşağıdaki durumlardaki kişiler yüksek risk altındadır:
    • Kötü kontrol edilen Tip 2 diyabet.
    • İyi kontrol edilen, insülin tedavisi devam eden tip 2 diyabet.
    • İyi kontrol edilen tip 1 diyabet.
    • Hamilelik diyabeti ya da temel (ilaçsız) tedavi veya Metformin ile tedavi edilen mevcut bir tip 2 diyabet hastalığının eşlik ettiği hamilelik.
    • Kronik böbrek hastalığı (3. aşama).
    • Kardiyovasküler hastalıklar.
    • Diğer kronik hastalıklar.
    • Bedensel olarak ağır iş yapan diyabetliler.

  • 3. Grup: İyi ayarlanmış tip 2 diyabeti olup aşağıdaki şekilde tedavisi süren kişiler orta veya az risk taşımaktadırlar:

Tıbbi açıdan bakıldığında, çok yüksek veya yüksek risk altındaki kişiler (1. ve 2. gruplar) oruç tutmamalıdırlar. Bu kişiler yine de oruç tutmaya karar verirlerse, yoğun kontrol ve eğitimin yanı sıra doktor tarafından düzenli kan şekeri kontrolleri ve gerekirse ilaç tedavisinde değişiklikler yapılmalıdır.

Diyabetli kişilerin oruç tutarken nelere dikkat etmesi gerekir?

Oruç ayı, diyabet tedavisinde göz önünde tutulması gereken bazı değişiklikler getirir. Bu nedenle ramazanda oruç tutmaya hazırlanırken, sadece camide dini ibadetten sorumlu olan imamla değil, her şeyden önce mutlaka tedaviyi yürüten doktorla konuşmak gerekmektedir. Bu görüşme oruç döneminden 6 – 8 hafta kadar önce yapılmalı ve ramazanda dikkat edilmesi gereken aşağıdaki konuları içermelidir:

1.Riski değerlendirme

Bazı insanlar için oruç tutmak sağlık riskinin artmasına neden olabilir. Çünkü hem diyabetin tipi, hem mevcut ilaç tedavisi ve olası eşlik eden ve ikincil hastalıkların, hem de işin, oruç tutarken sağlık riski üzerinde etkisi vardır. Özellikle şiddetli düşük kan şekeri (hipoglisemi) ve şiddetli yüksek kan şekeri (hiperglisemi) riski değerlendirilmelidir. Bu nedenle, oruç ayı başlamadan önce tedaviyi sürdüren doktorla birlikte kişisel riski belirlemek önemlidir. Kişinin kendi değerlendirmesi için “Diyabetli insanlar oruç tutabilir mi?” alt başlığı altında risk durumuna göre kişiler 3 gruba ayrılır.

2. Kan şekerinin düzenli kontrolü

Kan şekeri seviyesi ölçümü kişinin kendisi tarafından iyi bir şekilde yönetilmelidir ve ramazan boyunca düzenli olarak yapılması gerekir (günde en az 2 kez, insülin tedavisi sürüyorsa günde 3 ila 4 kez). Çünkü değişen yeme ritmi kan şekerini etkileyebilir. Yüksek kan şekerinden kaçınmak için, özellikle genelde zengin olan akşam yemeklerinden sonra kan şekeri ölçülmelidir.

3. Beslenme

Ramazan sırasında değişen yeme ve içme alışkanlıkları kan şekeri seviyesini ciddiderecede etkileyebilir. Çok sayıda kızarmış ve tatlı yiyecekler yerine daha fazla sebze ve salata gibi sağlıklı alternatifler içeren bir yemek planı, yemeklerden sonra kan şekeri seviyesinin daha az şiddette artmasına yardımcı olabilir.

Ramazan ayının bitiminden sonra da yüksek kan şekerini önlemek için çok fazla gıda tüketilmemesine özen gösterilmelidir. Oruç ayından sonra da yine tedavi eden doktor ziyaret edilmelidir. Diyabet tedavisinin nasıl devam edeceği görüşülmeli ve gerekmesi halinde ilaç tedavisinin yeniden normal yeme alışkanlıklarına göre ayarlanması gerekir.

4. Hareket

Düşük kan şekeri riskinin ve/veya sıvı kaybının (dehidrasyon) artmasını önlemek için oruç tutarken aşırı fiziksel aktivitelerden kaçınmak gerekir. Fakat yine de bu dönemde yürüyüş gibi hafif hareketler çok önemlidir ve her gün yapılması gerekir.

5. İlaçlarda değişiklik

Ramazanda gündüz boyunca kan şekerinde düşüş ve gece boyunca da kan şekerinde yükselme daha fazla görülebilir. Bu nedenle, diyabet tedavisini sürdüren doktorla önceden görüşerek gerekirse ilaçların dozunu, alınma zamanını veya türünü yeniden ayarlamak önemlidir. Değişen yeme ve içme alışkanlıkları, kan basıncını ve kan lipid değerlerini de etkileyebilir. Bular da tedavi sırasında dikkate alınmalı ve tedavi eden doktorla görüşülmelidir.

Oruç ne zaman bozulmalıdır?

Yüksek veya düşük kan şekeri belirtilerinin ortaya çıkması halinde hemen kan şekerinin ölçülmesi ve duruma göre orucun bozulması gerekir.

Aşağıdaki durumlarda genel olarak herkesin orucunu bozması gerekir:

  • Kan şekeri 70 mg/dl‘nin (3,9 mmol/l) altına düştüğünde. Kan şekeri seviyesi 70 ila 90 mg/dl (3,9 ila 5,0 mmol/l) arasında olduğunda bir saat sonra kan şekeri tekrar kontrol edilmelidir.
  • Kan şekeri 300 mg/dl‘nin (16,7 mmol/l) üzerine çıktığında.
  • Düşük veya yüksek kan şekeri ve sıvı kaybı belirtilerinin ortaya çıkması halinde veya ani hastalanma durumunda.
    (Dikkat: Sıvı kaybının olması durumunda, kan şekeri ölçüm sistemi de gerçek kan şekeri değerini yanlış değerlendirebilir. Sınır değerler bu nedenle zorunlu olarak kabul edilmelidir).

Düşük kan şekeri (hipoglisemi), ramazan ayında şeker hastaları için büyük bir sağlık riskinin göstergesidir. Hamileler ve doğmamış bebekleri için sağlık riski çok daha fazladır. Bu nedenle, halihazırda diyabeti olan hamileler ile hamilelik diyabeti olanların oruç tutmamaları tavsiye edilir. Tedaviyi sürdüren doktorlar ile görüştükten sonra – eğer isteniyorsa - hamilelik diyabeti sonrası, bebek sütten kesildikten sonra oruç telafi edilebilir.

Ramazan ayında günde 2 ila 3 öğün yemek, kişiyi kısa sürede çok miktarda yemek yemeye teşvik edebilir. Özellikle çok fazla sağlıksız yağ ve serbest şeker içeren yüksek enerjili yiyecekler, diyabetli bir kişinin kan şekeri düzeyini olumsuz etkileyebilir. Bu da kan şekerinin çok fazla yükselmesine neden olabilir. Bu nedenle, oruç döneminde de sağlıklı ve dengeli bir diyet hedeflenmelidir. Sabahları (sahur), tam tahıl ürünlerinde veya baklagillerdeki gibi gibi kompleks karbonhidratlar ve bol miktarda lif tüketilmesi tercih edilmelidir. Akşamları (iftar) az yağlı yemekler tavsiye edilir. Bunlara örnek olarak sebzeler, meyve, salata veya beyaz et verilebilir.

Gün batımı ve gün doğumu arasında bol sıvı tüketmek de çok önemlidir. Özellikle su ve şekersiz çay içilmelidir.

Ramazanda uyku ve yeme düzeni de olmak üzere bütün gün akışı değişir. Yiyecek seçimi de değişebilir ve bunun kan şekeri seviyesi üzerinde alışılmadık etkileri olabilir.

Negatif açıdan bakıldığında orucun şu riskleri olabilir:

  • Düşük kan şekeri (hipoglisemi)
  • Yüksek kan şekeri (hiperglisemi) ve diyabetik ketoasidoz
  • Yüksek kan basıncı (hipertansiyon)
  • Düşük kan basıncı (hipotansiyon)
  • Kan lipid değerlerinin kötüleşmesi
  • Kan pıhtıları (tromboz)
  • Sıvı kaybı (dehidrasyon)

Fakat orucun olumlu etkileri de olabilir:

  • Doktor ve hasta arasındaki ilişkinin daha iyi hale gelmesi
  • Kişinin kendi vücuduna ve diyabet hastalığına daha fazla odaklanması yoluyla diyabet yönetiminin daha iyi hale gelmesi
  • Kilo kaybı
  • Kan lipid değerlerinin iyileşmesi

Kaynaklar:

Al-Arouj, M. et al.: Recommendations for Management of Diabetes During Ramadan. In: Diabetes Care, 2005, 28: 2305-2311
International Diabetes Federation et al.: Diabetes and Ramadan: Practical Guidelines. 2016, Brüssel
International Diabetes Federation: Diabetes and Ramadan. (Letzter Abruf: 07.04.2020)
Güncelleme: 21.04.2020